"Operasyon"
eks tarafından Çar, 2008-03-05 17:52 tarihinde gönderildi.
Türkiye ordusu bir kere daha Irak'a "PKK'yı ortadan kaldırmaya yönelik operasyonu" yani savaşı fiilen başlattı. 1983'teki Türkiye'nin Irak'a ilk girişinden beri değişmeyen bu kanlı döngünün bir kere daha tekrarlandığını görüyoruz.
Çünkü bu savaş döngüsü kapitalizmin içine girdiği krizin bir sonucudur. Kapitalist devlet bu savaşı bir tercih sonucu değil içine girdiği çıkışsızlık nedeniyle üretmektedir. Asla sorun çözmek ya da yapıcı bir sonuca ulaşmak için değildir. 1. Dünya Savaşından beri kapitalizm dünya çapında savaşlar ve yıkımlar üretmekten başka hiçbir şey yapmamıştır. Bütün "ulusal kurtuluş savaşları", uluslararasında şu ya da bu nedenle çıkan her savaş, tükenen dünya pazarında var olabilmek için karşıt ulusun sermaye birikimini ve elbette emekçi nüfusun yok etmek adına gerçekleştirilmektedir.
Operasyon Karşısında "Barış" Söylemleri Bu geniş kapsamlı ve uzun süreli olacakmış gibi gözüken katliam planının uygulanmya başlaması karşısında DTP ve diğer sol liberallerin basit ve boş bir şekilde barış çağrılarını yükseltmeleri ise hiçbir şekilde savaşın sona erdirilmesine hizmet etmiyor. Çünkü bu kesimlerin var saydığı gibi savaşın nedeni "demokratik çözümün" uygulanmayışı, ya da bürokrasinin art niyetleri değil, kapitalizmin çaresizliğidir. Daha da kötüsü bu kesimlerin demokrasi çağrıları sadece ortaya çıkabilecek savaş karşıtı emekçi kesimleri zayıflatarak onları daha "kötü", "bürokratik" ve "saldırgan" tarafa karşı "demokratik", "iyi" ve "barışçıl" taraf olarak gösterdiği diğer emperyalist devletler için savaşmaya itmektedir. Bütün bu "demokratik" kapitalist hayaller, savaşı ortadan kaldırmaya değil işçileri savaşan taraflardan sözde "daha haklı" olanın yanına çekmeye yarayacaktır.
Bu savaşa bir son verecek olan da, 25 yıldır bütün katliam ve kıyımlar altında patronların ve sermayenin çıkarları uğruna hayatları mahvedilen, milliyetçilik zehiri ile düşmenlaştırılan Türk ve Kürt işçilerinin-emekçilerinin dayanışmasından başka bir şey değildir. 1. Dünya savaşını bitiren dünya devrimci kalkışması, cephelerde askerlerin, cephe gerisinde de emekçilerin, başka ulustan olan s ınıf kardeşlerine değil, kendi egemenlerine karşı durmasıdır. 1960'larda bir üçüncü dünya savaşını engelleyen de aynı şekilde bütün dünyadaki işçi sınıfının mücadele ruhu ve kararlılığıdır. Bugün de işçi sınıfı her ne kadar savunmacı bir durumda olsa da ken disine karşı gelişen kapitalist barbarlığa sessiz kalamaz!
Bu savaş kimin savaşı ?
Savaşın "terör"ü durdurmak için yapıldığı masalı bir yalandan başka bir şey değil. Öyle olsaydı 1983'ten beri yapılan "operasyonlar"da bu yapılabilirdi. Dahası Türkiye devleti işine gelmediği zaman, bu mesele sanki hiç yokmuş gibi davranmış; PKK'nın zayıf olduğu geçtiğimiz yıllar boyunca Tayip Erdoğan televizyonlara çıkarak terörün artık bitme noktasına geldiğini söylemiş, demokratik açılımlar gerçekleştirileceğine dair atıp tutmuştur. Dahası şimdi düşman ilan edilen Talabani ya da Barzani aslında Türkiye'nin uzun bir dönem boyunca askeri bakımdan müttefiki olmuştur. Bunlarla birlikte askeri operasyonlar yürütmüştür ve yine de yürütülmektedir. Bu savaşın asıl nedeni Türkiye emperyalizminin ABD ile girdiği yeni ittifak temelinde Ortadoğu'da oluşturulmaya çalışılan yeni kontrolün sağlanmasından başka bir şey değildir. Türkiye'de MHP vasıtasıyla "laik" üst düzey bürokrasi ve "demokrat" AKP'nin ittifakının "örtülü" bir şekilde ortaya koyduğu şey, aslında dünya çapındaki emperyalist kamplaşmada tarafın seçildiğidir. Bu taraf, Amerika'nın disiplinsizleşen müttefiklerini hizaya sokmada ve ona rakip emperyalist devletler olan Çin, Rusya ve İran karşısında petrolün denetimini eline geçirme mücadelesinde ABD'nin yanıdır. Uzun bir süre bocalayan AKP en sonunda tezkereyi geçirerek tarafının bu olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Dolayısıyla bu savaş Türkiye emperyalizminin sadece bir sonraki savaşa ve kutuplaşmaya hazırlanmasının ilk adımından başka bir şey değildir.Çünkü bu savaş döngüsü kapitalizmin içine girdiği krizin bir sonucudur. Kapitalist devlet bu savaşı bir tercih sonucu değil içine girdiği çıkışsızlık nedeniyle üretmektedir. Asla sorun çözmek ya da yapıcı bir sonuca ulaşmak için değildir. 1. Dünya Savaşından beri kapitalizm dünya çapında savaşlar ve yıkımlar üretmekten başka hiçbir şey yapmamıştır. Bütün "ulusal kurtuluş savaşları", uluslararasında şu ya da bu nedenle çıkan her savaş, tükenen dünya pazarında var olabilmek için karşıt ulusun sermaye birikimini ve elbette emekçi nüfusun yok etmek adına gerçekleştirilmektedir.
Operasyon Karşısında "Barış" Söylemleri Bu geniş kapsamlı ve uzun süreli olacakmış gibi gözüken katliam planının uygulanmya başlaması karşısında DTP ve diğer sol liberallerin basit ve boş bir şekilde barış çağrılarını yükseltmeleri ise hiçbir şekilde savaşın sona erdirilmesine hizmet etmiyor. Çünkü bu kesimlerin var saydığı gibi savaşın nedeni "demokratik çözümün" uygulanmayışı, ya da bürokrasinin art niyetleri değil, kapitalizmin çaresizliğidir. Daha da kötüsü bu kesimlerin demokrasi çağrıları sadece ortaya çıkabilecek savaş karşıtı emekçi kesimleri zayıflatarak onları daha "kötü", "bürokratik" ve "saldırgan" tarafa karşı "demokratik", "iyi" ve "barışçıl" taraf olarak gösterdiği diğer emperyalist devletler için savaşmaya itmektedir. Bütün bu "demokratik" kapitalist hayaller, savaşı ortadan kaldırmaya değil işçileri savaşan taraflardan sözde "daha haklı" olanın yanına çekmeye yarayacaktır.
Tek Çözüm Sınıf Savaşı
Bu savaş, hayatını çalışarak kazanmak zorunda olan insanların savaşı değil. Bu savaş hayat standartları ekonomik krizlerle düşen, işsizlikle çürüyenlerin, tersanelerde ve merdiven altında ölümüne çalıştırılanların, 9-6 arasında emekliliği bekleyenlerin ya da köylerinden sürüldükleri şehirlerin çöplüklerinde debelenenlerin savaşı değildir! Bu savaş işçilerin, işsizlerin, ev kadınlarının ve geleceğin işçileri veya işsizleri olan öğrencilerin ya da cephede ölen askerlerin savaşı da değildir. Tersine savaşlar sadece kapitalizmin krizlerinin işçilerin gündelik yaşamları üzerinde yarattığı, sefalet, güvencesizlik, işsizlik, yoksulluk ve toplumsal yozlaşma gibi sorunları daha da arttırırlar. Bu "operasyon" da etkisini sadece bombalanan köylerde, cephede ölenlerde ya da büyük şehirlerdeki patlamalarda değil milliyetçilik bahanesiyle derinleşen sefalet ve toplumsal çürümede de kendisini gösterecektir.Bu savaşa bir son verecek olan da, 25 yıldır bütün katliam ve kıyımlar altında patronların ve sermayenin çıkarları uğruna hayatları mahvedilen, milliyetçilik zehiri ile düşmenlaştırılan Türk ve Kürt işçilerinin-emekçilerinin dayanışmasından başka bir şey değildir. 1. Dünya savaşını bitiren dünya devrimci kalkışması, cephelerde askerlerin, cephe gerisinde de emekçilerin, başka ulustan olan s ınıf kardeşlerine değil, kendi egemenlerine karşı durmasıdır. 1960'larda bir üçüncü dünya savaşını engelleyen de aynı şekilde bütün dünyadaki işçi sınıfının mücadele ruhu ve kararlılığıdır. Bugün de işçi sınıfı her ne kadar savunmacı bir durumda olsa da ken disine karşı gelişen kapitalist barbarlığa sessiz kalamaz!
"BARIŞ" YANLISI PASİFİST YA DA SAVAŞ YANLISI BUTUN SÖMÜRÜCÜLERE KARŞI, YAŞASIN İŞÇİ SINIFININ ENTERNASYONAL DAYANIŞMASI!!!
ULUSLAR ARASI SAVAŞA SINIFLAR ARASI BARIŞA HAYIR!!!
»
- 10 okuma

