Türk Telekom’da Zafer

26.000 Türk Telekom işçisının devasa grevi sona erdi. 44 gün sonra grevciler yeniden işbaşı yaptılar. Türk Telekom grevi, 1.100.000 işgünüyle, 1991'deki Madenci Grevi'nin ardından ülke tarihindeki en büyük grev olma özelliğini taşıyor. Şimdi ise olayların bilançosunu çıkartma vakti.

İşçilerin Yaşam Koşullarını Mücadele Korur

Bu tecrübeden çıkartılması gereken ilk ve en önemli ders işçilerin yaşam koşullarını mücadele ederek koruyabileceğidir. Türk Telekom şirketinin ilk teklifi olan %4'lük zam artışı, yılsonu için tahmin edilen %7.7'lik oranın bir hayli altındaydı. Gerçekte, Türk Telekom, işçilere sadece bir maaş kesintisi öneriyordu.

Bu sene için %10 ve gelecek sene için %6.5 artı enflasyon kesinlikle devasa bir zaferdir. THY işçilerinin sadece bir grev tehditi öne sürerek %10'luk bir zam artışı almayı başarmasından sonra, bu zafer kesinlike Türkiye'deki bütün işçilere açık bir mesaj yolluyor. Maaşları enflasyona karşı korumanın tek yolu birlikten ve kollektif faaliyetlerden geçiyor.

Türk Telekom işçilerinin mücadelesi bütün işçilere, ve özellikle hükümetin sadece aşağılayıcı bir %2 artı %2'lik bir teklif yaptığı kamu işçilerine yapılması gerekeni gösteriyor. Enflasyondan düşük olan bütün zamlar gerçekte maaş kesintileridir. Pek çok açıdan kamu sektörü Türkiye'deki en önemli sektör. Pek çok işçi sınıfı ailesinde en az bir kişi devlet sektöründe çalışıyor. Bu sektörde bir zafer, ülkedeki her işçinin de zaferi olacaktır.

Tutuklanan İşçiler

Mücadeleden çıkrtalıması gereken ikinci ders ise sabotaj faaliyetlerinde bulunan işçilerle ilgili. Grev süresince kovulmuş bütün işçilerin tekrar işe alınmış olması olumlu bir gelişme. Öte yandan, sabotaj suçlarıyla karşı karşıya olan işçiler, ancak masum olduklarına karar verilirse işlerine dönebilecekler. Şirket yönetiminin, patronların medyasının ve sendikaların aksine biz yaşam koşullarını savunmak için savaşmış işçileri hiçbir şekilde kınamıyor ve suçlamıyoruz. Bu işçilerin unutulmaması çok önemli. İşçiler sabotajdan hüküm giyer ve işlerinden kovulurlarsa nasıl tepki verileceği bütün Telekom işçilerinin tartışması gereken önemli bir soru.

Ulus Mu Sınıf Mı?

Bir diğer ders ise ihanet suçlamalarıyla ilgili. Haber-İş sendikası başkanı Ali Akcan vakit kaybeten grev yapan işçilerin ‘hain' olmadıklarını ve eğer savaş durumunda ülkenin ihtiyacı olursa, grevcilerin ‘görevlerini yapacaklarını' belirtti. Bize göre açıktır ki bu ülkedeki işçi sınıfı çok uzun süredir ulusun çıkarlarını kendi çıkarlarının koymakta. İşçi sınıfı devletin Güney Doğu'daki savaşının bedelini sadece yıllarca enflasyon ve güç koşullarla başederek değil, aynı zamanda evlatlarının kanıyla ödedi. Artık işçiler olarak çıkarlarımızı ilk sıraya koymamızın vakti geldi.

İşçiler Sektöral Ayrımları Aşıp Birleşirlerse Kazanırlar

Çıkartılması gereken son ders ise işçi sınıfının tamamını ilgilendiriyor. Telekom işçileri tek başlarına mücadele ettiler. İşyerlerinde grev gözcüleri olsa da PTT memurları hala çalışıyordu. Fakat Telekom işçilerinin uğruna mücadele ettikleri mesele, maaşlarının enflasyona karşı savunulması, sınıfın tamamını ilgilendiriyor. Sendikalar işçileri farklı sektörlere kilitliyor, hapsediyorlar. Telekom işçileri tek başlarını %10 kazandılarsa PTT işçileriyle birlikte mücadele etseler ne kadar kazanabilirlerdi? İşçilerin kendi sektörlerinde yalıyılmayı engellemek için diğer sektörlerle de bağlantı kurmaları gerekiyor. Eğer grevciler doğrudan PTT işçilerine gitmiş ve onlardan greve katılmalarını isteseydi, zafer hem daha büyük hem de daha hızlı gelirdi.

Enflasyon uçup gitmeyecek, merkez bankası çoktan enflasyon tahminerini değiştirdi. Yalnızca kamu işçileri maaş kesintilerine karşı mücadele etmek durumunda kalmayacak; Telekom işçileri de yakın veya orta vadede bu grevdeki zaferle kazandıkları maaşlarını ücret kesintilerine karşı savunmak durumunda kalacaklar. Ve birlikte mücadele bunu yapmanın en iyi yolu.

Devrim