Öğretmenler Köle Pazarında!

Milli Eğitim'e göre mevcut öğretmen açığının sayısı 20 bin. Öğretmenlik için sıra bekleyenlerin sayısı ise 186 bin 133. Bekleyenlere her yıl 60 bine yakın eğitim işçisi adayı ekleniyor, devletin verdiği kadro sayısı ise düşmekte...

 

Kadrosuz Öğretmenlerin Silahı: Sınıf Dayanışması

 

Kapitalist düzen dünyayı savaşlarla, yıkımlarla her gün barbarlığa yakınlaştırırken, işçi sınıfının yaşam koşulları da kötüleşmeye devam ediyor: tabii ki bu kötüleşmenin içerisinde artan işsizlik de var, kadro sıkıntısı da. Görünüşte kadrosuz öğretmenlerin vereceği herhangi bir mücadelenin, kadro vermemeye kararlı olan koca devletin heybetli bakanlığına karşı hiç bir şansı olmadığı söylenebilir. Fakat ilk bakışta aciz, burjuva devlete karşı kullanabileceği hiç bir silahı yokmuş gibi görünen kadrosuz öğretmenlerin de yaşam koşulları ve gündelik çıkarları için mücadele kullanabilecekleri önemli bir silahları vardır: sınıf dayanışması.

 

Bütün Mücadeleler İşçi Sınıfının Tamamını Etkiliyor

 

İşçi sınıfının emekliler, işsizler, yarım gün çalışanlar öğrenciler ve benzeri kesimleri gibi kadro bekleyen öğretmenlerin mücadelede en büyük kozu, işçi sınıfının mücadele eden kesimleriyle dayanışmak, sınıfın geri kalanıyla bütünleşmektir. İşçi sınıfının bütün kesimlerinin çıkarları ortaktır. Doğal olarak mücadeleleri de birbirini etkiler. Örneğin kamu işçilerinin ücret artışını sağlamaya yönelik mücadelesi ve bu mücadelenin sonucu yalnızca kamu işçilerine değil, bütün sınıfa etki etmiştir. Son dönemdeki gelişmelere baktığımızda sendika bürokratlarının işçi sınıfı adına devletten istediği %2'lik zam üzerinde bile kimi pazarlıkların yürütülmekte olduğunu görmekteyiz. Bu pazarlıkların olumsuz sonuçlanması yalnızca kamu emekçileri için değil, sınıfın geri kalanı için de olumsuz olacaktır. Öte yandan THY işçileri sendika yönetiminin "ulusal çıkarlar" bahanesiyle koyduğu engellere rağmen greve gitme konusundaki kararlılığıyla %10'luk bir zam almayı başarmıştır. Bu %10'luk zam yaşanan enflasyon karşısında kazançtan ziyade daha az kayıp olarak nitelendirilebilir. Ancak kapitalist ekonominin kalıcı kazanımları imkansız kıldığı gerçeğini göz önünde bulundurursak alınan bu sonucun yine de tüm işçi sınıfını olumlu yönde etkileyebilecek bir kazanım olduğunu söyleyebiliriz.

 

Birleşik Mücadele Burjuvaziyi Korkutur

 

Kısaca mevcut olan bütün mücadeleler sadece işçi sınıfın mücadeleyi yürüten kesiminin değil, bütün sınıfın mücadeleleridir, bütün sınıfın çıkarınadır. Yani mesela Telekom işçilerinin şu anda devam eden grevi, aynı zamanda kadrosuz öğretmenelerin de mücadelesidir, onların günlük hayatlarını da etkileyecektir. Bu yüzden mevcut olan bütün sınıf mücadelelerini desteklemek, bu mücadelelerle işçi sınıfının bir parçası olarak dayanışmak kadrosuz öğretmenlerin yararına olacaktır. Kadrosuz öğretmenlerin mevcut mücadelelere dışarıdan vereceği destek, mücadelelerin gücünü arttıracak, mücadelelerin toplum üzerindeki etkisini arttıracak, en önemlisi mücadeleleri sınıfın diğer kesimlerinde de yaygınlaştırmak yönünde önemli bir adım olacaktır. Kadrosuz öğretmenlerin iş bulabilmek için verdikleri mücadele de aynı şekilde sınıfın mücadele eden kesimleriyle dayanışarak ve sınıfın geri kalanını da mücadeleye çekmeye çalışarak daha güçlenecek, etkinleşecektir, burjuvazi için ise gerçekten korkutucu, tehlikeli bir hale gelecektir.

 

Cihan