SERMAYE YENİLECEK, NOVAMED GREVİ KAZANACAK!
Daha Ağır Sömürü Koşullarını Dayatma Aracı Olarak Serbest Bölge
Sermaye sahiplerinin sınırsız sömürülerini daha da arttırabilmek için icad ettikleri yeni yöntemlerden biri de "serbest bölge" olarak adlandırılan sanayi yapılanmaları. Bu serbest bölgelerde işçilere yönelik sömürü uygulamaları katmerleniyor, çalışma koşulları üzerindeki denetim azaltılıyor, ücretler mümkün mertebe kısılarak ağır koşullar altında ‘normal' düzenlemelerin geçerli olduğu bölgelerde kabul edilemeyecek derecede uzun ve güvencesiz bir çalışma dayatılıyor. Devlet bu uygulamaya gerekçe olarak, aldığı payın hevesiyle, işçi sınıfının sömürüsünün başka bir yerde örgütlenmesindense kendi kontrol altında tuttuğu topraklarda daha da fazla gerçekleşmesini sağlayabilmek olarak gösteriyor. Yani onlara göre ‘normal' kuralların geçerli olduğu koşullarda kayıt altında çalışanların maruz kaldığı berbat çalışma koşulları bile sermayenin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor, küresel düzeyde bir rekabetin yaşandığı koşullarda işçilerin en çok ezilerek en düşük maliyetle sömürülmesinin sağlandığı yer olma yarışında beterin beterini sağlayabilecek mekanizmalar oluşturmak gerekiyor..
Son yirmi yılda mantar gibi çoğalan ve artan işsizlikle beraber işçilere dayatılan bu serbest bölge uygulamalarından biri de Antalya'da kuruldu. Bu serbest bölgede 2000 yılından beri faaliyet gösteren Novamed isimli diyaliz üretim fabrikası ise işçilere dayatılan insanlık dışı uygulamaları inanılmaz boyutlara taşıdı. Çalışanlarının çoğunun ikincil emek piyasası olarak değerlendirilerek, oldukça düşük ücretlerin dayatıldığı kadınlardan oluşan fabrikadaki yönetim, toplumda kadını baskı altına alarak ikincilleştirmek için uygulanan aşağılayıcı uygulamalardan da bol bol faydalanmış. Zaten serbest bölgelerde amaçlanan yoğun sömürü uygulamalarının dayatılmasında toplumda kadınlara karşı uygulanan bu tip ikincilleştirici pratikler biçilmiş kaftan gibi gözüküyor. Nitekim Kesk Kadın Sekreteri Sevgi Göyçe'nin bildirdiğine göre serbest bölge çalışanlarının %90 kadınlardan oluşuyor.
Novamed Sahipleri Azıtıyor
Seneler içerisinde Novamed fabrikasında üretim hızla büyüyerek birkaç katına çıktığı halde işçilerin hem çalışma saatleri ve yoğunlukları arttırılıyor hem de sıfır zam dayatılıyordu. Buna ilaveten yemekler kaldırılıp, yemek molası da 25 dakikaya indirildi, tuvalete gidişler bile dakikası dakikasına kayıt altına alınarak birkaç dakikadan fazla tuvalette kalanlardan yazılı gerekçeler istenmeye başlandı. Novamed fabrikası, kadınların hamile kalmaları iki ay boyunca denemelerine izin olan takvimlere bağlanarak izinsiz hamile kalanların istifa etmeye zorlandığı, hakaret ve aşağılamaların, işyerinde ağlatarak çalıştırmaların yaşandığı bir ortama dönüşmüştü.
Kadın işçiler bu koşullar altında sıkıntılarını yalıtılmışlık içerisinde yaşamaktansa 2004 yılından itibaren artık dayanamayacakların noktaya geldiklerini düşünerek mücadele koşullarının arayışına girdiler. Bu süreç içerisinde ne yazık ki sınıfsal mücadeleyi merkezileştirebilecekleri bağımsız organları bulamadıkları için sendikaların sınıf düşmanı ve yasal kısıtlarla bağlanmış olan çerçevesine girmek durumunda kaldılar. 2005 Mart ayında başlayan bu sendikal ‘mücadele' arayışı, işçilerin herhangi bir gerçek mücadele adımı atmalarından önce en azından bir buçuk yıl daha, giderek ağırlaşan koşullarda çalışmaya katlanmak zorunda kalmalarına sebep oldu. Üstelik iş koluında yüzbinlerce işçinin maaşları üzerinden paylarını yemekte olan petrol-iş, Mayıs 2005'te "yetki belgesi" alma gibi gerekçelerle çalışma bakanlığına başvurduğunda işçilerin mücadele hazırlığının daha ilk aşamalarından işverene devlet eliyle duyurulmasına sebep oldu.
Bu tarihten sonra işverenler ve işyeri/üretim bandı denetmenleri en militan olduğunu düşündükleri işçilere yönelik baskılarını, hakaret ve tacizlerini arttırdı, ücretlerle ilgili dayatmalara başladı, onları işyerinden uzaklaştırmaya çalıştı. Ayrıca kimlerin mücadele arayışının başını çektiğini anlayabilmek, bütün işçileri yıldırabilmek ve işçiler arasında örgütlenme ve dayanışmanın önünü kesebilmek için de tüm işçilere yönelik saldırganlığın da dozunu arttırdı. Sağlık koşulları açısından solumanın tehlikeli olduğu materyallerin bulunduğu ortamlarda bile işçilerin maske takmaları konuşanların usta başları tarafından tespit edilemediği gerekçesi ile yasaklandı, işçi servislerine dahi usta başlarının binerek işçilerin tek başlarına evlerine girene kadar konuşması yasaklandı, işçilerin çalışma saatleri dışında bile birbirleriyle görüşmeleri ve birbirlerinin evlerine gidip gelmeleri yasaklanarak aynı mahallelerde oturan usta başları tarafından denetlenmeye başlandı. İşçiler tek tek çağırılarak rüşvet ve tehtid gibi dayatmalarla mücadeleden vazgeçmeleri ya da mücadele arkadaşlarını ele vermeleri sağlanmaya çalışıldı.
Ve Nihayet Grev!
Sendikanın yetki yazıları, mahkemelerde itirazlar vs. gibi oyalamaları ve bütün yasal yollardan Novamed sahipleri ile uzlaşma çabaları nihayet 2006'nın sonbaharında tükenince tüm maaşlıların dörtte birini oluşturmak üzere 81i kadın 84 işçi 26 Eylül 2006 günü işbaşı yapmayarak serbest bölge önünde greve başladı. İlk başlarda hevesle başlanan grev, aylar geçtikçe hiçbir gelişmenin olmadığı, sendika tarafından idare edilen uzun bir bekleyişe dönüştü. Başta demoralize olan kadınlar kazanım elde etmeden işyerlerine dönmemeye olan kararlılıklarını da kaybetmediler. O güne kadar değil grev gibi bir mücadeleye girişmek, ne herhangi bir sınıfsal içerikli eyleme ne de herhangi bir mitinge katıldıklarını belirten kadınlar mücadelelerini güçlendirebilmek ve isteklerini alabilmek için başka yollar denemeleri gerektiğini yavaş yavaş farketmeye başlamışlar.
Bu amaçla mücadelede bir dönüm noktası olduğunu düşündükleri en önemli eylemleri 8 Mart Dünya İşçi Kadınlar günü gösterilerine katılmak için İstanbul'a gitmeleri oldu. Burada mücadelelerini benimseyecek ve güçlendirebilecek işçi sınıfından diğer kadınlarla buluşarak, dertlerini anlatarak onlarla dayanışmayı yürütebilecekleri bir platform oluşturdular. Özellikle çeşitli sendikaların bünyesinde bulunsalar da sınıf mücadelesini samimi bir şekilde omuzlamaya niyetli olan kadın militanların başını çektiği ve toplumda kadınların ezilerek diğer işçilerden daha da kötü koşullarda çalışma şartlarının dayatılmasına karşı olan militanların göğüslediği bu platform öncelikle İstanbul'da kadın mücadelesi içerisindeki örgütlerin sınıf temelli bir mücadele zeminine kaymasına da sebep oldu.
İstanbul'daki platform öncelikle bu grevin duyurulması ve maddi destek sağlanması gibi işleri üstlendi ve bunun için yaz aylarında İstanbul'da çeşitli yerlerde masa açılarak hem para toplama hem de işverenleri protesto metinlerine imza toplama gibi etkinlikler düzenledi. Bu süreçte özellikle kadın işçilerin yoğun olarak çalıştıkları işyerlerine gitmeye özen gösterildi. Platform ayrıca Novamed'in İstanbul'daki bürosunun önünde yaptığı basın açıklaması ve faks yağmuru gibi eylemlerle işverenlerin de huzursuz olmasını ve grevi daha ciddiye almasını sağladı. Süreç içerisinde benzer platformlar İzmir ve Ankara'da kuruldu ve protesto etkinlikleri koordineli bir şekilde yürütülmeye başlandı. Ayrıca Novamed şirketinin bağlı olduğu Fresenius Medical Care isimli şirketin Almanya'daki merkezlerine yönelik Avrupa'daki işçilerle ve kadın örgütleriyle iletişime geçilerek Novamed'teki uygulamaların kabul edilemez olduğuna dair baskılar arttırıldı. FMC'nin imajına yönelik kaygıların ve Novamed'e yönelik tepkilerin büyümeye başlamasının etkisiyle o güne kadar grevi ciddiye almayan şirket, hala çalışmakta olan işçilerin çalışma koşullarını iyileştirerek doğum sırası gibi uygulamaları kaldırdı. Bu düzeltmeleri yaptığı halde grevdeki işçileri muhatap almamayı sürdürerek yılmalarını ve işe dönmelerini bekliyordu.
Grevin birinci yılının dolmasına yakın Novamed Grevi ile Dayanışma Kadın Platform'ları 15 - 26 Eylül arasını Novamed Grevi ile Dayanışma Etkinlikleri haftası olarak ilan ettiler ve değişik illerde basın açıklamaları, imza kampayaları, protesto faksları ile şekillenen kampanyalara giriştiler. Ayrıca İstanbul'da Taksim caddesinde kadın işçiler için eşit ücret, 8 saatlik işgünü ve çalışma güvencesi gibi talepleri olan yaklaşık 600 kişilik bir yürüyüşün ardından Tüyap önünde geniş katılımlı bir şenlik gerçekleştirdiler. Daha sonra değişik illerden kadınlar Antalya'ya giderek serbest bölge önünde bir miting düzenledi. Ayrıca uluslarası katılımcıların da olduğu bir dayanışma konferansı da gerçekleştirildi.
Mücadele Sona mı Eriyor?
Novamed'deki grev bir yılını geçtikten sonra dayanışma platformlarının da etkisiyle işçi sınıfının gündeminde daha önlere çıkmaya başladı. Artık Novamed mücadelesi duyulmuş, Türkiye'de bir serbest ticaret bölgesinde ilk defa gerçekleştirilen bu grev sahiplenilmeye ve şirkete karşı olan tepki genelleşmeye başlamıştı. Bu tepkinin daha da büyümesinden korkan ve işçilerin kararlılığını kırmanın başka yollarını arayan Novamed yöneticileri bu sefer sendika birbirlerine sırnaşmaya başladılar. Novamed yöneticilerine göre, Sendika yetkilileri ile karşılıklı yazışmalarla onları görüşmeye çağırarak hem kendilerine yönelmeye başlayan tepkiyi biraz azaltacak hem de grev'deki işçilerin umutlanarak mücadeleyi radikalleştirmeleri önleyeceklerdi.
Eylül ayında sendika ve Novamed yetkilileri iki kez görüştüler. Cin fikirli bu adi ortaklık bir sonraki görüşmeyi Kasım sonuna atarak bir senedir maaş alamayan işçilerin kış bastırdığında iyice sefilleşmelerini ve artık her ne pahasına olursa olsun, küçük iyileştirmelere razı olarak sömürü çarkında ezilmeye bir kez daha razı olmalarını planlıyor olmalıydı. Ama Novamed'deki işçilerin direnişi giderek daha fazla işçinin umudunu güçlendirmeye devam ediyordu. Bu iki aylık süre içerisinde de maddi dayanışma çabaları ve dayanışma etkinlikleri sürdü. İstanbul Taksim'de bir kez daha 17 Kasım'da bu sefer esnek çalışma koşullarına karşı bir yürüyüş düzenlendi. Kasım sonundaki görüşme yaklaşırken Novamed direnişindeki işçiler sınıf dayanışmasının gücü ile mücadelelerini sürdürdüler.
Yaşasın Sınıf Dayanışması!
Novamed Grevi'nin bize öğrettiği çok şey var. Öncelikle en ağır çalışma koşullarında, yapısal engellerin bulunduğu ortamlarda bile, sınıf mücadelesi bitti, artık örgütlü mücadele ile hiçbir şey kazanılamaz diyenlerin aksine işçiler birleştikleri ölçüde, işverenler ya da onları yasal sınırlar içerisinde tutarak mücadelelerini kontrol altında tutmaya çalışan, sonuç olarak da işçilerin patronlara peşkeş çekilmesinden kar sağlamaya çalışan sendikaların engelleri ne olursa olsun sınıf mücadelesi her zaman bir çıkış yapabilmek için olanaklarını yaratıyor.
Ayrıca Novamed mücadelesinin seyrine baktığımızda işçilerin işyeri bazında mücadelelerinin kısıtlılığını ve mücadelelerinin başarıya ulaşabilmesi için neden sınıfsal düzeyde yaygınlaşması gerektiğini ve her mücadelenin genel sınıf mücadelesinin bir parçasına dönüştürülmesi gerektiğini de görüyoruz. Sınıfsal dayanışmamız hem Novamed'de direnen kadınların mücadelelerinin güçlenmesine ve patronların geri çekilmesine olanak sağlıyor hem de bizlerin güçlenmesine ve umut dolmasına, yeni hamlelere kalkışmamız için güç toplamamıza, birbirimizle daha güçlü bağlanarak yalıtılmışlıklarımızı aşmamıza hizmet ediyor.
Novamed'de çalışan kadınlar serbest bölge koşullarının en ağır uygulamalarına maruz kalarak mücadeleye zorlandılar. Ama bu mücadelenin ve sınıfsal dayanışmanın onları nasıl değiştirdiğini coşku ile anlatıyorlar. Oluşturulmuş olan platformları kast ederek bugüne kadar bu tip oluşumlara katılmamış olmanın pişmanlığını yaşadıklarını söylüyorlar. Bundan sonra da dayanışma ağlarına dahil olmayı sürdüreceklerini belirtiyorlar. Sınıf dayanışmasını en çok ihtiyaçları olduğu zaman deneyimlemiş olan kadınlardan birinin ifadesi ile "herkesin bir gün birisine ihtiyacı olur".
Sınıf mücadelesine girişildiğinde işçilerin deneyimlediği belki de en önemli değişiklik sürekli ezilmekte ve atomize edilmekte oldukları bu toplumda yanlız olmadıkları. Bu dayanışma bilinci ile zaten yaratmakta olduğumuz ama üzerinde hiç bir kontrolümüzün olmadığı dünyayı yeniden kazanmak artık bir hayalmiş gibi gözükmekten çıkıyor. Direnişteki Novamed işçileri için de sınıf mücadelesinin yanlızca daha yüksek ücret demek olmadığı açık. Bu mücadeleyi insan gibi davranılmak için yürüttüklerini söylüyorlar. Ezilerek aşağılanan bu yabancılaşmış varoluşlarımızı parçalamanın tek yolu sınıf mücadelesinden geçiyor..
Patronuna Değil İşçi Yoldaşına Güven!
Novamed Grevi Kazanacak!
Kırıntıları Değil Dünyayı İstiyoruz!
Yaşasın Sınıf Dayanışması!
Hüseyin
- 507 reads

