Sınıf Mücadelesinden Emekli Olunmaz!

(Ankara'daki Emekli Eyleminde Dağıtılmıştır)

Yıllarca canını dişine takarak ekmek mücadelesi vermiş işçilerin emekli olmaları, düzenin isteğine rağmen onları hayatın dışına nasıl itmiyorsa, daha iyi yaşam koşulları için mücadeleden de uzaklaştırmıyor. Emeklilik sonrasında da işçiler, emeklilik öncesinde yaşadıkları kira derdi, maaş yetersizliği gibi pek çok problemi yaşamaya devam ediyorlar; hatta emekli aylığıyla geçinemedikleri için tekrar çalışmaya bile başlıyorlar. Dolayısıyla işçinin emeklilik öncesi ve sonrasında yaşadığı sıkıntılar nasıl herhangi bir değişikliğe uğramıyorsa, çıkarlarında da herhangi bir değişiklik olmuyor. Bu durumda çalışanlar ile emeklilerin çıkarlarının ortak olduğu ortadadır. Çıkar ortaklığı işçi sınıfı ile emeklilerin sorunlarının çözümü için biraraya gelmelerini ve ortak bir mücadele etrafında birleşmelerini gerekli kılıyor.

Çıkarları ortak olan işçilerin mücadeleleri de birbirini etkiliyor. Örneğin kamu işçilerinin ücret artışını sağlamaya yönelik mücadelesi ve bu mücadelenin sonucu yalnızca kamu işçilerine değil, bütün sınıfa etki ediyor. Son dönemdeki gelişmelere baktığımızda sendika bürokratlarının işçi sınıfı adına devletten istediği %2'lik zam üzerinde bile kimi pazarlıkların yürütülmekte olduğunu görmekteyiz. Bu pazarlıkların aleyhte sonuçlanması yalnızca kamu emekçileri için değil, sınıfın geri kalanı için de olumsuz olacak. Öte yandan THY işçileri sendika yönetiminin "ulusal çıkarlar" bahanesiyle koyduğu engellere rağmen greve gitme konusundaki kararlılığıyla %10'luk bir zam almayı başardı. Bu %10'luk zam yaşanan enflasyon karşısında kazançtan ziyade daha az kayıp olarak nitelendirilebilir. Ancak kapitalist ekonominin kalıcı kazanımları imkansız kıldığı gerçeğini göz önünde bulundurursak alınan bu sonucun yine de tüm işçi sınıfını olumlu yönde etkileyebilecek bir kazanım olduğunu söyleyebiliriz.

Çalışma hayatı boyunca sınıf mücadelesini iliklerine dek hissetmiş, bu mücadelenin fiilen içinde bulunmuş işçiler, emekli olduktan sonra ne yapabilirler? Kurulu düzenin yasalarının, bildirgelerinin ve köhnemiş kurumlarının korunması için mücadele mi emeklilerin yaşam koşullarını belirleyecek? Yoksa sınıf mücadelesi mi? Açıktır ki, emeklilerin çıkarlarını koruyacak olan, "demokrasi" uğruna yapılan mücadele değil, hayat koşulları için yaptıkları sınıf mücadelesidir. Sınıf mücadelesine katılmak için işyerinde olmak şart mıdır? Hayır; bütün hayatlarını çeşitli yerlerde çalışarak geçirmiş olan emekliler, çalışmaya devam eden eski iş arkadaşlarıyla dayanışmayı sürdürebilir, onların mücadelesine ortak olabilirler. Destekleri işçi sınıfının mücadelesini güçlendirecek, buna karşılık mücadelenin gücü, başarısını arttıracak ve bu durum emeklilerin günlük hayat koşullarına olumlu yansıyacaktır. Dahası, işçi sınıfının farklı bir kolu olan emekliler, hem birbirleriyle hem de sınıfın geri kalanıyla bağlarını korurlarsa bütün sınıfın, son hedef için birleşiminde önemli bir rol oynayabilirler. Nihai hedef siyasi iktidarı ele geçirmektir. Bu hedefe giden yol işçi sınıfının hayat koşulları ve sınıf çıkarları için yapacağı mücadeleden geçer.